Başakşehir millet kıraathanesi doldu taştı

Kıraathane Sohbetleri’nde Başakşehirlilerle bir araya gelen Prof. Dr. Kemal Sayar, Başakşehir Irk Kıraathanesi’ne birincil defa geldiğini belirterek, “Yapanın ellerine sağlık durumu. Her taraf binalarla dolmuş fakat fazla şükür böyle nefes alacak kütüphaneler, yeşil alanlar var” dedi.

Başakşehir millet kıraathanesi doldu taştı

Başakşehir’de kültür sanat sezonunun en sevilen programlarından Kıraathane Sohbetleri, uzun bir aradan sonra tekrar başladı. Başakşehirliler, programdan saatler önce Başakşehir Irk Kıraathanesi’ndeki yerlerini aldı, yoğun katılımdan dolayı kütüphanenin merdivenlerinde bile yer kalmadı. Psikoloji ve psikiyatri alanında dikkat çeken çalışmalara imza atan Prof. Dr. Kemal Sayar, modern çağda insan olmanın zorluklarını ele aldı.

Başakşehir millet kıraathanesi doldu taştı

YENİ DÜNYADA HIZLI OLAN YAVAŞ OLANI YENİYOR

Çabucak çoğalan dünyada insanların kendilerine zaman ayırmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Sayar, her anın daha sonra hatırlamayacak şekilde yaşandığını anlattı. Zamanın süratli akıp gittiğine şive yapan Prof. Dr. Kemal Sayar, “Bugün sizinle yavaşlamaktan konuşacağız, hız çağında insan kalmaktan konuşacağız. Büyük olanın küçük olanı değil, seri olanın yavaş olanı yendiği çağdayız. Hızın bizi uyuşturduğu çağdayız.” diye konuştu.

Başakşehir millet kıraathanesi doldu taştı

“40 YILLIK DOST GİBİ AYRILDIK”

İnsanın günümüzde ruhuna yeterince vakit ayırmadığına vurgu yapan Sayar, “Bir şeyi yâd etmek isteyen insan yavaşlar. Unutmak isteyen insan hızlanır. Üç, beş yıl önce Kanada’da psikiyatri kongresine katıldım. Orada Kanadalı bir meslektaşım ‘kimseye söz verme akşam seni fazla özel bir yere getireceğim’ dedi. Bir İtalyan lokantasının zemin katına gittik. Gerçekten özel bir etkinlikti, aşçıyla beraber yemek yedik. Özelliği ise, 4 saat süren bir seans, yavaşça yemek yemek. Aşçının şöyle bir ricası var; lokmayı her çiğnediğimiz vakit ne hatırlıyorsak onu paylaşacağız. Aşçı da, o arada yemeklerdeki malzemelerin bize nereden, kimin emekleriyle getirildiğini aktaracak. Böylece yediğimiz lokmanın hakkını vereceğiz. Kimse birbirini tanımıyor. 4 saat daha sonra halk, 40 takvim arkadaş gibi ayrıldılar. Hissedildiğimizi hissederek oradan bölünmüş olduk” ifadelerini kullandı.

Başakşehir millet kıraathanesi doldu taştı

PROF. SAYAR’DAN ALTIN DEĞERİNDE TAVSİYELER

Başakşehirlilere tavsiyelerde de bulunan Sayar, “Yıldızlara bakın, göğe bakın, insana bakın. Güzel bir şiir okuyalım, kendimizi zenginleştirmeyi bilelim, huşu duygusu olan şeylerin içinde olalım, tevazu duygusunu geliştirelim, tutku sahibi olalım. ‘Büyük bir şey yoktur, küçük şeyleri aşkla gerçekleştirmek vardır’ demiş bir bilge. Aşkla yaşayalım. İçinde bulunduğumuz Kovid-19 salgını döneminde kayda değer olana değerinde vermeyi öğrenmeliyiz. Yanından geçip hiç uğramadığın parka veya mabede gir, kendini doğaya bırak, yediğin bir gıdanın hikâyesini merak et” biçiminde konuştu.

Başakşehir Millet Kıraathanesi’nden övgü dolu sözlerle bahseden Sayar, “Kıraathaneye birincil kere geldim. Yapanın ellerine sıhhat. Başakşehir’e gelmeyeli uzun vakit olmuştu. Her taraf binalarla dolmuş ama fazla şükür böyle nefes alacak kütüphaneler, yeşil alanlar var” dedi.

KAYNAK: İHA

Yorum yapın