Bilim Kurulu Üyesi Yavuz: DSÖ pandemi bitmedi diyor, tedbirlerinin gevşetilmesi için çok erken

ANTALYA, (DHA)İNGİLTERE ve Danimarka´nın gerisinde Türkiye´de de Kovid tedbirlerinin gevşetilmesine Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Derneği´nden (KLİMİK) itiraz geldi. KLİMİK Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Yıldırım Yavuz, `´Pandeminin bitip bitmediğini belirleyen kurum Dünya Sağlık Durumu Örgütü´dür, DSÖ, pandemi bitmedi diyor´´ derken, Antalya´da düzenlenen 22´nci KLİMİK Kongresi´nde konuşan Kongre Başkanı Prof. Dr. Neşe Demirtürk, “Ülkelerdeki vaka ve aşılama oranlarına baktığımızda, tedbirlerin gevşetilmesi fazla da yerinde yok” dedi. Enfeksiyon uzmanlarının ortak görüşü ise `´Pandeminin devam etmesi çağrıda bulunmak, halen mucizevi enfeksiyon ve vefat var demektir´´ şeklinde açıklama edildi.KOVID-19 pandemisi boyunca yaptığı değerlendirmelerle keza hekimlerin , hem de toplumun hastalıkla ilgili veri sahibi olmasında kayda değer rol oynayan Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği´nin (KLİMİK) 22´nci Kongresi, 9-12 Mart tarihleri arasında Antalya´da gerçekleştiriliyor. Kongrede, ilk önce Kovid-19 pandemisi edinmek üzere, pandemi sürecinde ihmalkârlık edilen öteki enfeksiyon hastalıkları ele alınıyor. KLİMİK Başkanı ve Afiyet Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Yıldırım Yavuz ile Kongre Başkanı ve Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Neşe Demirtürk, pandemiye ilişkin önemli uyarılarda bulundu.”SALGININ BAŞINDAN BERİ EN YÜKSEK VAKA SAYILARINA ULAŞTIK”
Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, pandemide Kasım 2021´den beri yaşanan Omicron varyantına dikkat çekerek “Omicron´un etkili olduğu son 3.5 aylık zaman diliminde vaka sayıları salgının başından beri kaydedilen sayıyı az kalsın ikiye katladı. Bu koşul, Omicron varyantının şu belli başlı değin en tez ve en kolay bulaşan varyant olmasından kaynaklandı. Deltaya kıyasla daha az ölümcül olmasına karşın, toplam olgu sayısının fazla artmış olması nedeniyle vefat sayıları da çoğu ülkede, önceki dalgalarda görülen en yüksek ölüm sayılarına yaklaştı. Bazı ülkelerde ise bu sayıları bile aştı.  Bununa birlikte hatırlatma dozları dahil yüksek oranda aşılanmış toplumlarda ise son derece düşük ölüm oranları gözlendi” dedi.”HATIRLATMA DOZLARI MUTLAKA YAPILMALI”Hong-Kong gibi keza yeterince aşı yapılmamış, hem de birincil dalgalardan çok etkilenmemiş toplumlarda aşırı gelişen vaka ve ölüm sayılarıyla bütün bir yıkım yaşandığıan uyarı çeken Prof. Dr. Yavuz, “Genellikle pandemiden ve Omicron´dan en az zarar görenler ise, aşılama dönemi dahil tüm süreçte  fazla sıkı uzaklık, maske, izolasyon, karantina, hareketin azaltılması  gibi önlemleri uygulayan, aşı çıktıktan sonradan da toplumun yüzde 85´ini aşılayıp, özellikle tehlike gruplarında almak üzere hatırlatma dozlarını da yapan Yeni Zelanda gibi ülkeler oldu. Ülkemizde ise şu anda keza olgu sayısı, hem vefat sayıları, ayrıca de test pozitiflik oranları yüksek seyrediyor. Bunun en kayda değer nedenleri, Delta dalgasından itibaren aşı dışı önlemlerin çok azaltılmış olması, aşılamada ise hem ilk serilerde, hem de hatırlatma dozlarında istenilen seviyelere ulaşılamamış olması, ilave olarak Omicron için yeterince etkin olmayan inaktif aşıları yaptırmış fazla sayıda kişinin bulunmasıdır. bu nedenle hemen yapılması gereken, ilk önce ihtiyar ve tehlikeli gruplarda olmak üzere mRNA aşılarıyla primer aşılama ve hatırlatma dozlarını bitirmek, çocuklarda hızla aşıyı gündeme almaktır” diye konuştu.”HES KODU UYGULAMASI DEVAM ETMELİ”Pandeminin geleceği konusunda şimdi ama, bilimsel verilere dayalı senaryolar oluşturabileceğini gösteren Prof. Dr. Yavuz, şu bilgileri verdi: “Var olan senaryolardan en olumlusu, Omicron´un etkisini azaltmasıyla, ilkbaharda vakaların düşeceği, yazın fazla az vaka görüleceği, sonbaharda ise Omicron´dan daha az olgu sayısına yol açacak bir dalga yaşanabileceğidir. Ama bu olumlu senaryonun gerçekleşmesi yeni bir varyantın ortaya çıkmamasına bağlıdır. Ne eyvah ama acilen zengin ülkelerde en düşük bir doz Kovid-19 aşısı oranı yüzde 80´e ulaşmışken, düşük gelirli ülkelerde bu oran sadece yüzde 20´dir. Bizde ise ne aşılamada, ne de hatırlatma dozlarında istenen, gereken oranlar hemen şimdi sağlanamadı. Uzaklık, kalabalıkların azaltılması gibi önlemler ise ülkemizde Delta dalgasının başlangıcından itibaren önemli ölçüde azaltılmıştı. bu nedenle keza Delta´da, ayrıca de Omicron´da fazla fazla sayıda vaka ve vefat görüldü. acilen salgın keza ülkemizde, hem de dünyada halen devam ediyor, dolayısıyla sözünü ettiğimiz önlemlerin daha da azaltılmasını biz önermiyoruz, önermedik, Dernek olarak da bunu aralıksız dile getirdik. Ilave olarak HES kodunun kaldırılması da hasta kişinin izolasyonunun sağlanmasını çok zorlaştırarak enfeksiyonun yayılımına katkı sağlayabilir. Mevcut durumda kişisel önlemler çok önemli ışık halkası geldi. Vatandaşlarımızın aşılarını ve hatırlatma dozlarını olmasını, kapalı veya mesafenin korunamadığı topluluk ortamlarda maske kullanımına devam etmesini öneriyoruz.” Pandeminin bitip bitmediğine karar verebilecek olan kurumun “ellerinde yeterli data, tecrübe ve data olması sebebiyle” Dünya Afiyet Örgütü olduğunu bildiren Prof. Dr. Yavuz, sözlerini şöyle noktaladı: “DSÖ pandemi bitmedi diyor.  Bu da halen doğaüstü bir enfeksiyon ve ölüm var demektir. İnsanların bunalmış olması, bu gerçeği değiştirmez.””HATIRLATMA DOZUNDA ÜZDE 42´DE KALDIK”Kongre Başkanı Prof. Dr. Neşe Demirtürk ise Omicron varyantının Delta varyantına kadar daha hafif seyirli olduğuna değinerek “Daha Aşağı solunum yollarına tarafından, üstteki solunum yollarında daha çabuk ve daha yüksek oranda çoğalabildiğini bildiren çalışmalar var. Ama iyice hafif atlatılan bir rahatsızlık da yapmıyor, bilhassa yaşlılar ve risk grubu kişilerde, diğer taraftan bu kişiler aşısızsa, önemli seyirli hastalığa ve ölüme neden olabiliyor. Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalığı olanlar, obezler ve bağışıklığı baskılanmış olanlar salgının başından beri risk altındaydı. Bu kişiler için Omicron varyantı hala öldürücü olabiliyor. Zaten son dönemde hastaneye yatan hastaların büyük çoğunluğu aşısız ve eşlik eden tehlike faktörü olan hastalar. Ölümler de bu grupta görülüyor. Olgu sayısının 2022 başından bu yana pandemideki en yüksek düzeye ulaşması, Omicron´un çok bulaşıcı olması ile ilgili. Çoğalan bu sayıya paralel olarak tehlikeli hastalar tekrar hastaneye yatıyor ve ne eyvah ama yeniden yaşamlarını kaybedebiliyor. Türkiye´de hatırlatma dozu oranı yüzde 42´de kaldı. İki doz aşı olanlar nasıl olsa aşı oldum diye bakıyor. ´Hatırlatma dozu olun´ uyarılarına aldırmıyor” şeklinde konuştu.  “MOLNUPİRAVİR KONUSUNDA HEKİMLERDE DAHİ TEREDDÜTLER VAR”Toplumda artan olgu sayısı ve çoğunun da hastalığı hafif geçiriyor olmasının pandeminin etkisini yitirdiği ve artık gerileme eğilimine girdiği gibi hatalı bir algıya yol açtığına uyarı çeken Prof. Dr. Demirtürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aşı tereddüdü ve aşı karşıtlığının bana tarafından önemli nedenlerinden biri de pandemi öncesi dönemde de, ülkemizde bilhassa influenza aşılamaları konusunda toplumda rol model olan kişiler aralarında yaşanan ikilemler. Kovid-19 için de yeterli aşılamanın olmaması Omicron ölümlerinin nedenlerinden biri. Omicron varyantının bağışık yanıttan kaçıp aşılılara da bulaşabildiğini gördük. mRNA aşılarında bu yönde incelemeler başlamış durumda. Pandemi sonlandıktan sonradan sadece risk grupları için olur ya yeni aşılama şemalarının oluşturulması ve aşıların güncellenmesi gerekebilir. İlaç tedavisi olarak molnupiravir´in ülkemizde kullanılmaya başlanması da güzel bir gelişme. Fakat bu konuda da tereddütler olduğunu, toplumun, hatta birçok hekimin bile data eksikliği nedeni ile kullanımda sorun yaşadığını görüyoruz. Pandemi dünyanın tamamını her anlamda çok yordu. Pandemi önlemleri yalnızca sağlıkla ilgili değil. Dolayısıyla hepsini dengeleyecek şekilde belirlenmesi gerekiyor. Bir Takım gevşemeler olabilir; aşısı tam olan ve ek hastalığı olmayan kişiler en azından hastalığı hafif geçirecekleri için daha gizli olabilirler. Ama bu şahısların de hafif geçirseler bile ağır geçirecek diğer birine bulaştırma riski olduğunu bilip buna tarafından davranması gerek. Yani maske ve mesafe kuralı hala çok manâlı. Fakat dıştan maske, mesafeye de dikkat ederek takılmayabilir. Hafif de olsa baş ağrısı, burun tıkanıklığı veya akıntısı, halsizliği olanların deneme yaptırma gereği duymasalar da maskeyi mutlaka takmaları gerekiyor.”DHA-Sıhhat Türkiye-Antalya / Merkez Istek YURTÇU KARABULUT
2022-03-10 14:27:15

Anadolu Ajansı, DHA, İHA göre geçilen bütün Antalya haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Antalya Haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorum yapın